Selahattin AKIN

OKUL Numarası: 16

OKUL HİKAYESI:

e-posta adresi :


Arkadaslar,

Biz ayin basinda 5 gun Bodrumda tatil yaptik, ben bu tatili firsat bilip liseyi bitirdikten beri gormedigim Selahattin Ahmet (adamin adi Ahmetmis sadece iel ler onu Selo diye tanirmis) Akin ( nami deger Zaza) ile bir aksam bulustuk. Ender ve Sukran da bize katildilar. Zaza hic degismemis, durusu konusmasi hali ve tavirlar hep ayni, bilenler hatirlayacaktis, bir omuz hala dusuk.

Zaza 1959 girisli, fakat bizle mezun oldu, ancak bir yil okula babasinin vefati dolayisiyla ara vermis ve 5 Fen sinifina bizlerle devam etmis. "Ben Bulent Sohtaoglu ile beraber oturuyordum" diyince Enderle once sasirdik zira onu 6 Ed. sinifindan hatirliyorduk, sonra meseleyi cozduk. Zaza 5 Fende okuyup, Westrom un "sen fende liseyi bitiremezsin" dedigi ve 15 kisilik Ed subesini 17 ye cikanlardan biri, digeri ise Hasip.

Zaza bizim yazilari okuyup cevap veremiyenler sinifindan candan bir arkadasimiz. Hatilamayanlar icin o aksamdan iki resim gonderiyorum. Selahattin soz verdi Istanbula gelince haber verecek ve birlikte olacagiz.

Ayrica 1966 yilligindan Selahattin in sayfasinida gonderiyorum.
Zaza yillik komitesi uyeleri adina senden ozur dilerim, M. Metinle ayni sayfada oldugun icin.

Not: Uzun yillar aramakta oldugum Zaza nin telefon numaralarini bana bildiren Gunkut Akina tesekkur ederim.

Zeki (15.10.2007)


 

Okul Yıllık kitabında Selahattin


 

Zeki sen Selahattin'i yakalamissin, biz Bodrum'da yakalayamamistik.
Tabii ki kendi deyimiyle 'tenesire 10 kala' dunya gozuyle bir gorusmek isteriz.

Selahattin'in o yillardaki resmi ayan beyan gozlerimin onunde.Meshur kahverengi
icinden desenli ve parlak ceketi, yilliktakinin aksine, devamli alnina dusen bir
percem ve bunu eliyle surekli duzeltmesi; devamli biyikaltindan siritan bir yuz ve basi one dogru bir durus ve kas altindan keskin bakan hafif sehla gozler...Ayrica yaninda Nurzat veya yine 65'lerden Faruk...Iste benim gozlerimin onunden gitmeyen imaj bu. Zeki'nin fotograflaryndan birtek gozleri inkar edemem,gerisi sahte...
Sevgiler,
Suheyl


Selahattin benden iki sınıf büyüktü. Fazla bir ilişkimiz olması beklenemez. Gene de belleğimde onunla ilgili bir şeyler yok değil.

3-A'daydım. Öğretmenler Odasının üstündeki oda yatakhanemizdi. İki yatakhane ağabeyimiz vardı. Biri Selahattin Akın, öbürü de Süheyl Zar. Dipteki sol köşe ranzası onlarındı. Üstte Süheyl, altta da Selahattin yatardı. Benim yerim ise hemen yanlarındaki ranzanın alt yatağıydı. Yat zili çaldıktan sonra başrollerde Selahattin ve Süheyl'in oynadığı koyu bir sohbet mutlaka başlatılır, o sohbet yapılmadan uyunmazdı. Konu her şey olabilirdi: Müzik, spor, dersler, öğretmenler, yakası açılmadık fıkralar... Yarım saat kadar süren bu sohbetlerin sonuna doğru ilk fireler verilmeye başlar, birer ikişer uykuya dalanların ardından bütün yatakhane derin bir sessizliğe gömülürdü.

Selahattin ve Süheyl, biz kendilerinden iki yaş küçükleri asla baskı altına almadılar, hepimize ağabey gibi, hatta arkadaş gibi yaklaştılar. Zaman zaman kontrolü elden kaçırmamak için Süheyl'in sesini hafifçe yükselttiği olmuştur. Ama hepsi o kadar. Selahattin'in ise o taraklarda hiç bezi yoktu.

Emre Yazman