İlk Gün Kabusum Nezih Duru:

Arka bahçede futbol sahasından parmaklıklar ile ayrılmış eğimli bahçeyi hatırlarsınız. Şimdi orada İELEV'in anfisi var. İşte o yokuş alana OKİ Paşa 1958 girişli ilk kolej öğrencilerine birer tane çam ağacı diktirmiş, yanına da üzerinde isimleri yazılmış,tahtadan küçük isim tabelaları saplamışlar..Aslında güzel fikir. 7 senede ağaçlar büyüyecek, hem orası ağaçlanacak, herkesin dikili bir ağacı olacak hem de pek çok kazaya sebep olmuş bir alan karantina altına alınmış olacak. Süheyl ile o bahçeye daldık. Kovboyculuk oynuyoruz. Bir ara ben, tabelalardan birini söküp balta yaptım. Süheyl de hemen bir tane kaptı. Baltalar elimizde, tak tuk tak tuk....Bir anda öfkeli bir surat bitti ensemizde. Tavırlarından bizden büyük, okulun tecrübelisi olduğu belli. Üstelik ben asker çocuğu olarak baskı altında yetiştiğimden, 2 -C 'de sınıfta kalıncaya kadar pek muhallebi çocuğu bir tipim.
Çocuk kükredi '' Ne halt ediyorsunuz, ulan ?'''' Şey, yani ağabey kem küm , sana ne yaptık da bize kızıyorsun?'' Bana döndü '' Elindeki ne?'' '' Balta ağabey''. Baktım baltanın üzerinde NEZİH DURU yazıyor. Yunanlı atletlerin ruhları bizi görselerdi takdir ederlerdi. Bir süre sonra Nezih de bizi kovalamaktan vaz geçti. Ama bir süre ne o bahçenin yakınından geçebildik ne de Nezih'e rastlarız korkusuyla pek rahat olabildik.
Nezih'ciğim, bilmem ki o günü sen de hatılayabildin mi? Görüyorsun ki ben hala nutmamışım.Sizin çamlar asla büyüyemedi. Ama daha sonra ülkemizde milyonlarca çam dikildi, çam devrildi ve bizler topladığımız KOZALAKLAR ile oyalanmak istiyoruz.
Sevgiler Tayfun (6.2.2007)

Not: Süheyl'de ısrarcı değilim ancak O olduğunu şiddetle zannediyorum.