İbo ve Portakal;
İbrahim Yılmaz, Hz- B şubesi kökenli, hem kalıplı hem de güçlü kuvvetli, sert bakışlı ve ciddi bir arkadaşımız. Kendi çapında da bir otorite. Bir keresinde akşam yemeği teneffüsü, onların sınıftan birini görmeye gittim. 1-C veya 2- C,( sınıflarda arakçılık oluyor, bu nedenle öğrenciler sıra ile nöbet tutup sınıfı boş bırakmıyoruz. ) o gün İBO nöbetçi imiş. Bana '' Sınıf boş, sonra gelirsin ' diye öyle bir terslendi ki bir daha B şubesine gitmek gelmedi içimden.
Okulda bir de PORTAKAL lakaplı, bizden büyük, klasiklerden bir öğrenci var.Aslında çok iyi niyetli biri. Başta Oki olmak üzere, herkes O'nu kullanıyor, bütün angarya işlere koşturuyorlar. Çok esmer, gözlüklü, kıvırcık saçlı, orta boylu bir şahsiyet. Gerçek adını bilen çok azdır. Uzun seneler İstanbul Spor kulübü ve derneği çerçevesinde çok beraberleğimiz oldu. Yaptığı işleri çok önemsiyor, üstelik o konularda bir otorite olduğunu sanıyor.
Ben, Tunaya, İsmet atletizm takımındayız ( kros 3000 M ) Akşam teneffüslerinde bizi sıraya dizip koşturuyor. 2- C veya 3- A dayız. Bazen hızını alamıyor, bakıyoruz Gülhane parkında almışız soluğu. O, komutan edasıyla en önde koşuyor. Oki Paşa görevlendirmiş, karşı da çıkamıyoruz. Isınma hareketleri için okula ,eski kapalı spor salonuna döndük. İBO güreş takımında gururumuz. Sanırım güreşçiler arasında Ersan Kale ağabeyimizde var. İBO da koşanlar arasında var mıydı bilmiyorum, ama hep birlikte salonda kültür fizik yapmaya başladık. Sonra minderler serildi, biz kenarlara dizildik. Portakal kendine eş olarak İbo 'yu çağırdı. Kendisi bizden büyük ya, en kalıplı olan İbo'yu yenip karizma yapacak.
Tutuş nasıl yapılır onu gösterdi. Saati tutan başla komutu verdi. Ve aynı anda İBO, O'nu tutup yere vurdu, üzerine oturdu. Hepsi 10- 15 Saniye. Portakal altta çırpınıyor ama faydasız. Kalktılar, '' Tamam, biraz teknik çalışalım ''dedi.İbo'ya köprü kurdurup üstüne oturdu. Sonra sıra ile bizleri oturttu. İbo banamısın demiyor, sanki bir taş blok. '' Fena değil '' dedi Portakal '''Ama şimdi gerçek bir köprü için beni seyredin .''Köprüsünü kurdu. İbo'ya seslendi. '' İlk sen otur.'' 'İbo'nun oturmasıyla, o senelerde seyrettiğimiz Kuwai Köprüsünün yıkılışı gibi Portakal bir anda dağıldı, ne olduğunu şaşırdı,bir süre kendini toparlayamadı. Sakatlandı diye bayağı korkmuştuk. Antrenmanı sona erdirdi.
Portakalı en iyi tanıyanlardan Hasip ve Tekin geliyor aklıma. Belki onlar ismini de hatırlar. Fenike miydi? Washington mu ? bilmem ama saf ve iyi çocuktu.
Sevgiler Tayfun (15.2.2007)


 

Tayfun, Portakalın ismi Faysal olabilir mi?

Celal Emir. (16.2.2007)