Arap Aziz'in öğrencisi olmak


2-C'deyiz.Hangi derse hangi hoca geliyor onu araştırıyoruz. Coğrafyaya ARAP AZİZ geliyor dediler, yıkıldık. Öyle gözümüzü korkutmuşlar ki...İlk Coğrafya dersi, anfideyiz. Hepimiz tırsmış, O ise bir Napolyon edası ile anlatıyor, bağırıp çağırıyor. Konuştukları da az anlaşılıyor. Sık sık ''OĞLUM,OĞLUM'' anlamında ''OLUM,OLUM'' diyor. Anlamadığımızı bile sormaya korkuyoruz. Birkaç hafta geçti ,''Gelecek ders yazılı var'' dedi. Sular seller gibi çalıştık, sınava girdik. İlk 35 dk.kısa kısa 64 soru yazdırdı, kaldı 10 dk.,kopya bile çekemezsin, zaten sıkar. Sınıfın çalışkanları Öktem'e, Şemi'ye falan soruyoruz, 15-20 soru ancak cevaplamışlar. Bizim durumumuz ise eşekten düşmüş karpuz misali...Notlar geldi.(Şu anda numaraları uyduruyorum tekzip göndermeyin)83'den 125'e kadar not yok.125 2 almış.
_Naptın OLUM, yoksa kopya mı çektin? Bundan sonra gözüm üzerinde ona göre. 173'e kadar gene not yok.
_ Hocam afedersiniz,not yok ne demek*
_ OLUM OLUM değerlendirmeye girmiyor demek, sıfır demek.Tek tek okuyup da zaman mı kaybedelim. Senin numaran kaç?
_Kem, küm...
_ Otur,sözlü notu 0 aldın. Başka sorusu olan kalmamıştı bir anda. Sanırım 5 alan da yoktu. (tabii 10 üzerinden). Bir kaç ders sonraydı;
_ 156 Ata MUrat Sel, 195 Tayfun Sayar sözlüye gelin.
Ata'ya bir soru sordu bilemedi, tam bana soracaktı ki zil imdadıma yetişti. İşaret koydu , gelecek ders devam edecek; yani Salı günü, ogün Cuma. Hafta sonu evde, yazın İzmir fuarında topladığım ülkelerin tanıtım broşürlerini buldum. Pazartesi Arap Aziz'e götürüp '' Hocam bunları sizin için toplamıştım'' deyip verdim. Çok sevindi. Salı dersteyiz, '' Nerede kalmıştık ''dedi '' Hocam, biz sözlüdeydik yarım kalmıştı ''dedik. Defterini açtı, ''Tamam 156 Ata gel tahtaya''. 2-3 soru sordu Ata bilemedi. '' Otur 1'' dedi, ders anlatmaya başladı. Korkarak parmak kaldırdım sonradan başım yanmasın diye... ''Hocam ben de vardım 195'' Deftere baktı '' OLUM sen 7 almışşın ama içimiz rahat etsin yerinden cevap ver, TERMOS ne işe yarar '' dedi. Söyledim. '' OLUM, OLUM bizi mahçup etmedin '' dedi.Bir daha da onunla aramız hiç kötü olmadı.
Yıllar sonra öğrendik ki bütün sertliğine rağmen sene sonunda herkese geçer NOT verirmiş.
Arap Aziz kendisini Coğrafya'da okulun kralı ilan etmiş, kimseyi beğenmiyor. O sıralarda okula TEYZE ( TANTE ) gelmiş. Aslında iyi bir hoca ama Arap O'nunla dalga geçiyor. '' OLUM bir kadın gelmiş, tahtaya renkli tebeşirlerle haritalar çiziyor, tabii kadın Anadolu 'dan gelmiş, alışık değil, burası İstanbul Erkek Lisesi OLUM. Burada harita çizilmez, her yerin haritası var OLUM, Kadıköy'ün bile haritası var OLUM''. diye dalgasını geçiyor. Aslında krallığını paylaşmak zorunda olmanın sıkıntısını yaşıyor, teyzeyle didişirken olan öğrenciye oluyor.
Ben 2- C'de çaktım ve 2. defa 2-C'yi Teyzede okudum. Sonra bizi ikiye ayırdılar, bizim kısmı 2- A ile birleştirip 3- A yaptılar. 2-A'dan gelenler Arap Aziz'in öğrencisi. Gerçi ben de eski öğrencisiyim ama arada kaynıyorum. Adım 2- C'den gelen Teyzenin öğrencileri arasında geçiyor. İlk Coğrafya sınavı için anfideyiz.Arap Aziz meşhur anonsunu yaptı::( belki başka sınıflara da yapmıştır)'' 2- C'den gelen bizim yeni öğrencilerimiz kitap ve her türlü malzemelerini kürsüye bırakarak ön sıralara otursunlar. 2- A'dan gelen bizim eski öğrencilerimiz ise arka sıralara otursunlar. Onların kitap, defter bırakmalarına gerek yoktur. Onları tanıyoruz, onlara güveniyoruz.'' Aslında amaç bizi Teyzenin öğrencisi olduğumuza pişman etmek.
Efe kitabını bırakmamış, sol kenarda 2. sıraya kitabın üzerine oturmuş kopya çekiyor. Yakalandı. '' OLUM, OLUM ayıptır direk kitaptan kopya çekiyorsun ,rulo falan hazırlar insan, biz de yakalayınca hiç değilse emek vermiş deriz. 1 falan veririz, şimdi 0 aldın''. Efe'nin kağıdını aldı ama hızını alamadı . ''OLUM gel bakayım sana bir de sözlü yapalım'. Efe çaresiz tahtaya kalktı . Biz yazılıya devam ama aklımız Efe'de. '' OLUM baban ne iş yapar? '' ''Asker hocam''. '' Sana bir asker dayağı atarım babandan bile yememişsindir'' Burada birisi güldü. Sanırım Horoz Bülent'ti .O'nu da sözlüye aldı. '' Havanın karışımını söyle '' '' Hocam % 21 Oksijen % 78 Azot.'' dedi durdu. '' OLUM niye sustun gerisi de MAZOT mu? Otur 0 '' dedi yazılıya geri gönderdi. Tekrar Efe'ye döndü; '' OLUM Romanya'nın nüfusu kaç?. '' Hocam galiba 12 milyon' !'' OLUM galiba diye nüfus mu olur, baban galiba bir oğlum var , diyor mu? Hem bu ne biçim sayı, Romanya'da hiç 3-5 gibi adam yok mu? Nüfus dedigin 12.365.174gibi bir sayı olur''. '' Hocam yuvarlayıp söyledim''. '' OLUM sana bir yuvarlak veririm , feleğini şaşırırsın, otur sözlü notu 0'' .Hırsını alamadı '' Yok yok OLUM seni sıfıra abone ediyorum, sözlü sıran geldikçe otomatik olarak sıfır alacaksın.''
Zil Efe'nin imdadına yetişti ama O artık bir SIFIR Abonesiydi...
Arap Aziz, O kendine has kişiliği ile İstanbul Erkek Lisesinin seçkin tarihine daha sağlığında damgasını vurmuş gerçekten bilgili, iyi kalpli ve aslına bakarsanız sevimli bir hocamızdı. Ruhu şad olsun.
Tayfun Sayar (29.1.2007)

Bir Arab Aziz anisida benden:
Orta sondayiz, Seref ve ben mümessiliz. Ders Arab Azizin, bizde anfinin arkasinda, Arab Azizin calisma masasinin yanindaki haritalardan ders ile ilgili olanlari seciyoruz. Ahmet Fehim Bulut bize ilk defa gelen bu hocanin huyunu eski talebelerinden ögrenmis. Bir Kg kahve veren sinifi gecer demisler. Birde baktik, Ahmet elinde bir kese kagidi, hocam benim babam sizin eski talebenizmis, siz seversiniz diye size kahve gönderdi diyerek elindeki kahve kesekagidini vermek istedi. Arab Aziz birden bire bir bozuldu, "olum, olum, rüsvet ha, almam, almam" diye bagirdi. Ahmet korkudan nerede ise altina yapacakti. Arab Aziz hemen not defterini cikardi "olum olum, nedir senin numaran " diye sordu. Numarasini veren Ahmet yaptigindan bin pisman, bayilacak bir halde gitmege kalkti. Arab Aziz Ahmetin elinde kahve gitmege kalkdigini fark edince gene kükredi "Olum olum, rüsvet haaa, ben rüsvet almam. Bana rüsvet haaa, koy
ulan masanin üstüne".
Bizim Seref ile beraber ellerimizden haritalar düstü, güldügümüzü göstermemek icin kasiklarimizi tutarak kactik.
302 Horoz Bülent (29.1.2007)

Sevgili Horoz,
Arap Aziz'in kahve merakını ve olayı çok iyi hatırlıyorum. Ancak kahramanlarını unutmuştum. Eline sağlık. Olay Arap'la tanışırken olduğuna göre; HZ-C anısı olmalı.
Tayfun Sayar(30.1.2007)

Tayfun
Ben 1. sinifta IEL sine geldim. Bu durumda hazirlikta olamaz. Benim hatirimda orta son gibi kalmis. Seref ile beraber ayni oyu alarak ne zaman mümessil secilmistik, tam hatirliyamiyorum. Seref ve Ahmet Fehim Bulut herhalde hatirlarlar.
302 Horoz Bülent(30.1.2007)

Sevgili Horoz,
Dilim sürçtü, esim ne yapsın, ne dersem onu yazıyor.1 -C'de de Bahrı Oskay okuttu (anıdakı 1 -C'yi 2 -C olarak degıstırmem gerekıyor ). Kahve olayı kesinlikle 2 - C'de yaşandı. ( 61 -62 öğrenım yılı ). Fazla çakınca seneler karışıyor. Kusura bakmayın.
Tayfun

Sevgili Horoz,
Bu anı orta 3 olamaz. Orta 3'de beraberdik ve ben hiç o ulu Arap Aziz'de okumadım. Bize hep Teyze geldi. Galiba ondan önce de Bahri Bey coğrafya hocamızdı. Ama benim de bir anim var Arap Aziz'le:

Orta 3 bitirme sinavlarina giriyoruz. Arap tabii ki teyzenin talebelerini çuvallatmak icin jüride. Biz de Turkiye'deki bütün tavuk, yumurta sayılarini ezberlemişiz Arap Aziz korkusundan. İkişer ikişer giriyoruz coğrafya salonundaki sinava. Biri sözlüde ter dokerken, ondan sonraki sorularini almış sıra bekliyor. Ben sıramı beklerken bir taraftan da sorularıma göz atiyorum. Benden once sözlüde olanı maalesef hatirlamiyorum şu an. Ama bayağı iyi cevaplar vermiş, belli ki, Teyze gülümsüyor. Çocuk tam çıkacak, "dur olum, dur" dedi . Arap Aziz ve kendine has o sayılı sorularından birini yöneltti çocuğa. Cocuğun suratı allak bullak, Teyze küplere binmek uzere. Ama Arap Aziz'in suratı gülüyor, şeytanca. Tabi bende şafak atmış durumda, bana ne soracak bakalim diye.

"Saka yaptik olum, saka" dedi sonunda ve mesut, bahtiyar yolladi arkadaşı dışarı. Benden, yani 153'den önce orta 3 A'da coğrafya sınavına giren arkadaş herhalde doğrular bunları. Haldun 139 olarak senmiydin acaba o?

Herkese selamlar
Tuncay Cayli 153 (29.2.2007)

Sevgili Tuncay
Dediğin doğru biz A şubesi olarak Arapta okumadık. Ama sanırım Lise I deki ikinci yılımda ben öğrencisi oldum. Orta okul bitirme sınavlarında ben de anlattığın kazığın aynısını yedim.
İyi çalışmıştım ve sorulara düzgün cevap verdim. Son olarak "Türkiyede şarapçılık" diye bir soru gelmişti. Çalıştığım bir konuydu kitaptaki gibi anlattım. Tam bitirirken aksilik bu ya Teyzeyi telefona çağırdılar. Arapla ve yabancı mümeyyizle başbaşa kaldım. Konu bitti Arap suratıma baktı ve "Olum Tekirdağ şarap fabrikası diyorsun, fabrika Tekirdağın neresinde ?" diye sordu. Kitapta Tekirdağ yazıyordu. Kendisine söyledim. "Olum, olum olur mu olum Tekirdağdaki fabrikanın neresinde olduğunu ilk okul çocukları bile bilir" Dedi ve beni kapı dışarı etti. Çaktırdı sanmıştım. Meğer altı vermiş. Ha bu arada şarap fabrikası Tekirdağın "Mürefte" ilçesindeymiş. Hala unutmadım.
Tekin (30.1.2007)