Sevgili 160 YORİK Hasan'ı genç yaşta kaybettiğimizi öğrendiğimde çok üzülmüştüm.
Tanıdığım en mert kişilerden biri idi. Cesur bir yürek;bileğini çok büyük sınıflardan bile bükecek fazla kişi yok. Çoğu büyük bile ondan çekinir. Ciddidir ,O'na sulu bir şaka yapamazsınız,size bir ters bakar ,kendinizi özür dilemek zorunda hissedersiniz. Ama öyle bir içten güler ki ve gülmek O'na öyle yakışır ki....
Hasan'la iyi arkadaşız. Ben o yıllarda narin bir yapıdayım.Hasan beni hep korurdu.(Ömer Seyfettin'in KAŞAĞI hikayesi gibi giriş yaptık)
Hasan'a YORİK takma adını HZ-C'de Süheyl takmıştı. Yorik TEKSAS çizgi romanındaki bir çizgi karakter. İri yarı, güçlü kuvvetli,zalim bir korsan; köşeli sert bir surat,başında bandana,siyah belden toka kemerli yelek gibi bir giysi. En hafif cezası kırbaçlamak. Süheyl ile önlü arkalı oturuyoruz. Birimiz diğerine,Yorik,Yorik deyip Hasan'ı gösteriyoruz,başlıyor gülme krizi. Hatta bir defasında yan kapının oradan Hasan'ın tırmanamayacağı bir yere tebeşir ile kocaman YORİK yazdık.Herkes okuyor,bizim de yazanı öğrenir diye ödümüz kopuyor.Ha oraya Yorik yazmışşın ha vasiyetnameni, hiç farkı yok.
63-64 ders yılı, 2-C'yi parçalamışlar, bizler 3-A'dayız. Ben 2-C'de çift dikiş yaptığımdan sınıfın elebaşlarındanım,üstelik oldukça fırlamayım. İlk gün öğle teneffüsü yemekten geldim, sınıfta ensesi asker traşlı bir yeni arkadaş başını sıraya koymuş uyuyor. Hain bir azmettirici, kimdi hatırlamıyorum,''Çak şu enseye bir tokat, hem tanışmış olursunuz'' dedi.'' Yahu samimiyetim yok, huyunu suyunu bilmem'' dedim. Gerçi o da benim gibi 59 girişli ve 1 sene çakmış ama ''Samimiyetim yok '' dedim '' Çok iyi çocuktur şaka kaldırır '' dedi.Meğer O, sınıfın dayısı Mustafa Gemici imiş,yani ANGIR Mustafa. (Adamın bir sürü takma adı var. Kanunsuz, ördek, parçala Mustafa bunlardan bazıları) .Ağzından çıkan en masum kelimeden anlam çıkartır, gırtlağını sıkar, hele beni tek eli ile parçalar.
'' Merhaba arkadaş'' deyip attım tokadı. Elini ensesine götürürken çıkardığı homurtu acil kaçmam gerektiğini söylüyordu. Şahadet getirecek kadar bile zamanım yok. Okul etrafında bir tur attık, 2. turda Mustafa'ya can arkadaşı 141 Melih Özensel de katıldı. Hem kaçıyorum hem de hayatım bir şerit gibi gözlerimin önünden geçiyor. 3. turda ön bahçede Hasan'ı gördüm.Hemen gidip koluna girdim. Mustafa ve Melih ,Jerry'i kovalarken köpeği gören Tom ve diğer kedi gibi acı bir fren yaptılar ve ıslık çalarak yanımızdan geçtiler.
Ben 2-3 gün Hasan'ın yanından hiç ayrılamadım. Sonunda onlar da beni dövmekten vaz geçmek zorunda kaldılar. Mustafa ile sonradan arkadaş olduk. Melih ile ise köklü bir dostluğun temelleri atıldı.
Sevgili Hasan, yanımızda olmasan da anılarımızda ve yüreğimizde her zaman yaşayacaksın.
Sevgiler tayfun (28.1.2007)