Muhtesem binanin , Boğaziçini ve üzerinde yer yer kömür parçalarının olduğu futbol sahasını gören sınıflardan birindeyiz .
Ders Türkçe .Hocamiz Kadri Bayraktaroglu .(Vatos)
O zamanlar çok moda.Tükenmez kalemin içini çıkarıyoruz .Şeffaf olan dısı içi boş bir boru oluyor .
Bir parça kağıdı ağzımızda yuvarlıyoruz ve aynen zehirli ok üfler gibi o minik topu şeffaf borudan önde oturanların ensesine üflüyoruz .Zaman zaman acıtıyor , acıtmasa bile illa rahatsız ediyor .
Bu nedenle kitap ,defter hepsinin köşeleri hep yırtık pırtık .Işte öyle bir günde VATOS pat diye benim köşeleri hep koparılmış Türkçe kitabını yakalıyor ve ;
"Oğlum Ali , ne o yahu ? Bütün kitabı"KUNDUZ"gibi kemirmişsin ! " diyor .
Sınıf kahkahayı patlatıyor .
Lakab cuk diye yapışıyor .
Ali 'ninde lakabı 1961'den beri KUNDUZ kalıyor .

Ali Özyılmaz (1 Kasım 2006)