Kar fırtına boraya rağmen cesur 6 sarı siyahlı bilmem kaçıncı kez Panna daydı.
Tunaya Kalkan
---------------------------
"Sözkonusu Zeki'nin İstanbul'a gelişi şerefine Panna'da toplanmak ise gerisi ayrıntıdır"sloganından hareket ederek 17 Ocak 2012 Panna toplantısını da gerçekleştirdik. Kar,yağmur,rüzgar olmamakla birlikte havanın İstanbul'da doğmuş büyümüşler için alışmadıkları kadar soğuk olması katılımı azalttı.
Öğleden sonra Kayışdağı'nda işim vardı.E5 den gelip Uzunçayır'da Metrobüs'e geçerek kolayca Esat'ların yerine ulaşmayı planlarken yanlış otobüse bindim. Yaklaşık 20-25 dakikalık zaman kaybı ile Hasanpaşa'ya geldim.Bununla birlikte 19.00 u birkaç dakika geçe Panna'ya vardım. Baktım ki Zeki, Tuncer,Tunaya ve Eser benden önce gelmişti.Böylece 17 Ocak toplantısı Esat dahil 6 kişi ile gerçekleşmiş oldu.Önce unutmadan hangi konuların konuşulduğunu yazacağım:
Karnabahar ve Fasülye kelimelerinin yazılışı tartışıldı.Bu noktada Emre'nin kulakları çınlamış oldu. Zeki biraz Avustralya'dan,biraz Yeni Zelanda'dan,biraz da son gittiği Almanya ve Prag yolculuğundan anlattı.Bu arada Nürnberg'in güzel bir şehir olduğunu söyledi. Benim gerçekleştirmek istediğim yolculuklar arasında Tuna nehri turu ve Ren nehri turu var.Buna belki Nürnberg'i de ekleyeceğim.(İnternette Hitler'in en çok sevdiği şehir olduğunu, nüfusunun 500.000 den fazla olduğunu ve bunun % 10 nu Türklerin oluşturduğunu öğrendim)
Toplantı sırasında Timur telefon ile bağlanarak Tunaya ve Zeki ile görüştü.
Toplantının en çok merak edilen gündem maddesi 19 Ocak yemeğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve nerede yapılacağı idi.Yedikule'deki 2 seçenek üzerinde duruldu. Tunaya önce Şeref Sarı'yı arayarak ondan bilgi aldı.Sonra Şeref'in tavsiye ettiği lokanta ile bağlantı kurdu.Ancak bu görüşmede o lokanta yöneticisinin yemek ve ücret yönünden belirsizliği Tunaya'nın tekrar ilk düşündüğü yeri önermesine neden oldu.Bu belirsizlik benim de hoşuma gitmedi.Dolayısıyla oybirliği ile Zindan kabul edilmiş oldu.
Tekin'i anmak amacıyla yapılması tasarlanan,ancak daha sonra Tekin'in ailesi ve Cevat Sedef arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle iptal edilen etkinlik hakkında Zeki'ye biraz bilgi verildi.Ölen bir insanı anmak için düzenlenen etkinliklerin zamanı ve şekli hakkında benim de tereddütlerim var.Zamanlama ve içeriğin nasıl olması gerektiğine karar veremiyorum.Yalnız ölen arkadaşlarımızın en yakışıklı fotograflarını ve kısa yaşam öykülerini siteye koyma konusunda hiçbir tereddütüm olmadığını tekrar belirtmek istiyorum.
Diğer konular arasında ben Sağlık sektöründe yaşamakta olduğumuz sorunlardan sözettim.
Bu arada 18 Ocakda yapılması tasarlanan "Ülev gemisinde dansözlü eğlence"etkinliğinin adıgeçen gemi muhtemelen tedavülden kaldırılmış olduğundan gerçekleşemeyeceği dile getirildi.Bunun üzerine bir arkadaşımız Ülev'in jilet olup olmadığını,eğer olmadıysa hangi müzede bulunduğunu sordu. ("Tayfun Sayar'ın 18 Ocakta ,yani yarın , gerçekleştirmeye çalıştığı etrkinliğe atıf")
Tunaya kendi alanında üzerinde çalıştıkları ve gerçekleşirse Meme kanserinin tanısında çığır açabilecek bir projeden sözetti. Menüde Ezogelin çorbası,Pastırmalı kuru fasulye,zeytinyağlı lahana ve yaprak dolması,zeytinyağlı fasulye,karışık salata,meşrubat ve çay vardı.Esat'ın bu
akşama ait görevlendirdiği genç kız,Tatlı olarak 2-3 seçenek bulunduğunu bildirdi.Nedense çoğunluk hatta galiba herkes profiterol yedi!Bu menüyü anlatırken hepinizin bildiği gibi Pastırmalı kuru fasülyenin Zeki'nin,zeytinyağlı dolmanın da benim favorilerim olduğunu hatırlatmak isterim.Ferhan'a,Esat'a ve yardımcısına teşekkür ederim.
Panna toplantılarının banisi Hacı Polis Cevdet'in yokluğunu kısmen doldurmak ve aynı zamanda Onun da kulaklarını çınlatmak üzere yerli likör içme düşüncesi de benden kaynaklandı.Amaç Danimarka'ya rakip olmak değildi.Acıbadem likörünün tadına bakarak önceki toplantıda Cevdet'in getirdiği içkiyi anmış olduk.
Saat 22.00 sularında vedalaşırken Tunaya, Ferhan'a Esat'ın günde kaç saat çalıştığını, senelik izin kullanıp kullanmayacağını,ve 19 Ocak için izin alıp alamayacağını sordu.Ferhan da 19 Ocak için izin alabileceğini ifade etti.
Yazmayı unuttuklarım sonradan aklınıza gelirse yazmanızı rica ederim.
Ateş Ülker