Dün, 18.Nisan.2009 Cumartesi günü, bine yakın Sarı-Siyahlı Atanın huzurunda çocuklar gibi şendik. Gezimiz, '65'li ağabeylerimiz ile birlikte, grubumuzdan sevgili Doğan kardeşimizi temsil eden yine bir İEL'li sevgili Sevinç Gürsoy ile Ataköy Olmpiyat evi önünde başladı ve Anadolu yakasındaki Yeni Salı Pazarında bizlere katılan Süheyl ve Abdülkadir ile devam etti. Ankaralı kardeşlerimizle Anıtkabirin Arslanlı yolu başlangıcında buluştuk. Atamıza saygı duruşundan sonra, Ankaralı kardeşlerimizin misafirperverliğinde önce ODTÜ tesislerini gezdik, sonra Hacettepe kampüsünde harika bir yemek yedik. Tam bir bahar havasının eşliğinde tekrar güle oynaya evlerimize döndük.

Ben daha detaylı anlatımı yine, herzaman olduğu gibi sevgili Süheyl'e bırakarak sizleri sadece, mail grup sayfamıza eklediğim, benim kameramdan çekilen resimlerden haberdar etmek istiyorum.

Ancak eklemek istediğim bir konu var.

Dün bir kere daha gurur duydum:

1- Atanın huzurunda harika bir organizasyonla saygı duruşunda bulunan binlerce Sarı-Siyahlı ile birlikte bir İEL'li olmaktan
2- Ankara'da da gurubumuz üyesi, kalpleri bizlerle atan ve muazzam bir mizafirperverlik gösteren Ömer Çakıcı, Ömer Esensoy, Taner Şenocak ve törenden sonra aramıza katılan Kemal Yardımsever gibi kardeşlerimizin olmasından
3- Nerdeyse herkesi evlerinden alıp tekrar evlerine bırakacak kadar güzel bir organizasyon yapabilen sevgili Saffet'in de aramızda olmasından.

TTÇ

 

 

 

 

 

 


Dün İEL Okul,Dernek ve Vakıflarının müştereken programladıkları, 125.Kuruluş Yılı münasebetiyle planlanan Anıtkabir ziyareti, okulumuza yakışır bir vekar içersinde Ata'nın huzurunda çelenk konuşu ve saygı duruşuyla yerine getirildi.

Sevgili 65'li agabeylerimiz rahmetli Raşit Alpay'ın Kabrini ziyaret ederlerken, sevgili Ankaralı 66'lılar Ömer Çakıcı,Ömer Esensoy,Taner de bizleri ve gruptaki hanımları ağırladılar.

İlişikteki fotoğraflarda sabah yola çıktığımız SSVakfı otobüsü, Bolu'da verdiğimiz ilk mola anını görüyorsunuz.

Süheyl

 

 

 


Otobüsümüz hareket eder etmez, safların yeri belli olmuştu. Hanımlar ve yönetim yerini on sıralarda alırken, geyik grubu arka sıralarda yerini almıştı. Sevgili Arap Şeref o muhteşem hafızasıyla 58 girişilileri 1'den başlayıp 116'ya kadar sayabiliyordu.

Hendekte aramıza katılan sevgili Latif, ''yahu saygıdeğer Ata'nın huzuruna böyle su içerek çıkmak ayıp olacak'' diye sitem ediyordu. Hareket saatimiz biraz gecikince, Ankaralılar bizleri cepten aramaya başladı.Bu arada 56 girişli Fikret de bizim otobüse katılmıştı. Kendisinden Nedim Özpulat olayından neler hatırladığını sordum.

Anımsadıkları şunlardı: 28 Nisan olayları esnasında karşımızdaki Vatan Cephesini basan üniversite öğrencileri DP bayrağını elleriyle lime lime etmişlerdi. Güruha katılmak isteyen IEL öğrencileri Müdür Ahmet Özbey ve Maykın gayretleriyle okul kapısından geri püskürtülmüşlerdi. Bu olay, IEL öğrencilerinin cumartesi bayrak töreniyle birlikte istiklal marşını kapı önünde söyleyerek Vilayete ve Beyazıta yürüyüşe geçme kararını almalarına yol açmıştı. Bunu haber alan idare bayrak törenini içeriye almış ve böylelikle öğrencileri kontrol altında tutabileceğini planlamıştı. İstiklal Marşı sonrası Köpek Mehmet'in geriye dön ve dağıl,marş marş komutu üzerine kapı çıkışında 2.kez İstiklal Marşı söylenerek yürüyüşe geçilmiş fakat,Valiliğin de tankları harekete geçirmesiyle yürüyüş polis,asker, öğrenciler arası bir çekişmeye dönüşmüş. 2.yıl sınıf geçme umudu kalmamış olan Nedim Özpulat'da adeta kendini feda etmişti...

Resimlerde 20 küsur otobüslük konvoyumuzun Gerede sonrası Ankara'ya doğru peşpeşe inişi...

Otobüste sabah şekerlemesi ve Anitkabir'e giris.

 

 

 

 

 

 


Artık sıra Arslanlı yolda yürümeye gelmişti. Bize burada gece iş için gelen Cikcik Ahmet, 67li Hasan Tahsin ve Ankaralı Tuluğ katıldı. Tuluğ'yu bakalım resminden tanıyacak mısınız?


Arslanlı yolun sonunda ana meydana çıktık ve artık sıra Okul Müdürümüz önderliğinde mozelye çelengimizin konmasydı. Kız öğrencilerin çokluğu ve şık hanımların yoğünluğu dikkat çekiyordu.

Tören kıtası erleri çelengi getirdiler ve kortej Ata'nın huzuruna yürüyüp çelenk koyulduktan sonra ti sesi işitilince selam duruldu. Ve arkasından tekrar
dışarıya yüründü.İşin tören faslı bitmişti...

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bizler gruptan ayrılıp, Ankara grubuyla birlikte ODTÜ Kampüsü'ne yöneldik.

 

 

 

 

ODTÜ sosyal tesisleri biz bıraktiktan beri bir hayli gelişmiş, kafeteryalar,alış veriş için pasaj dükkanları,tenis kortları... İnsanlar bu güzel havada buralara doluşmuşlar.

Çaylarımızı, kahvelerimizi içtikten sonra bir ODTÜ turu atıp, teknokenti de gördükten sonra da sevgili Ömer Esensoy'un organize ettiği Hacettepe Üniversitesi Beyaz Ev'e ulaştık.

 

 

 

Beyaz Ev yemeğimize sevgili Raşit'in zarif eşi ve yakışıklı oğlu, sevgili Kemal, Herr Schopp ve eşi, Murşit'in Ankara'daki yakin akrabalari da katıldılar.

 

 


Merhum Raşit'in sevgili arkadaşları bir incelik düşünmüşler, Raşit'in okul kayıtlarından son sınıf karnesinin ve öğrenci kaydının birer kopyasını çerçeveleterek oğluna, ahşap sehpa üzerine de plaket yaptırmışlardı. Sevgili Cengiz Erdamar ekteki kah esprili kah duygusal bir konuşmayla bunları takdim etti. Bu yemeğin en güzel anıydı.Kemal Yardımsever de artık emekli olmuş.

Yemek sonrası sevgili Ömerler,Taner,Kemal ve diğer Ankaralılara teşekkür ederek vedalaştık ve dönüş yolumuza vasıl olduk.

 

 

 

Yola çıktık ama, sevgili Latif yarım kalmıştı ve otobüstekilerin sessizliği onu adeta çıldırtıyordu.Bol bol Uğrunda Oymağın...,
sevgili Şeref'in katkılarıyla Almanca ve Türkçe şarkılar faslına devam ettik... Tabii arada tüm GS'lilerde arada paylarına düşeni aldılar...Bu arada sevgili KKMiço'nun ve Dürr'ün kulaklarını epey çınlattık.Ara molası için Hendek Berceste'ye geldiğimizde, artık hızımız kesilmişti. Oradan Istanbul'a kadar pek fazla sesimiz çıkmadı.

Bu arada sabah sevgili Sevinc Gürsoy ve Serpil Molvalı'nın evden hazırlayıp getirdikleri nefis kurabiye ve keklerden de bahsetmeden konuyu kapatırsak ayıp olur.

Bu güzel ve anlamlı ziyarete emeği geçen tüm sarısiyahlılara ve Saffet'e çok çok teşekkür edip,Mayıs sonunda ayrılacak olan Schopp'lara da veda ederek otobüsten ayrıldık.

 

 

 

Sevgili Dostlar.

Sizler sayesinde dun, cok guzel, neseli ve cok anlamli bir Ankara seyahati yaptim.

Ata' mizi ziyaret etmeyi, uzun zamandir cok arzu etmekteydim. Bunu sizlerle ve binlerce sari - siyahli kardesimle birlikte yapmis olmaktan ayri bir haz duydum.

Ankara' da bizleri karsilayarak, buyuk bir nezaketle agirliyan, Omer Esensoy, Omer F. Cakici ve Taner Senocak dostlarima kalpten tesekkur ederim.

Ozellikle, bizler icin bu organizasyonu sagliyan, basta sevgili Saffet olmak uzere, Istanbul' dan katilan tum ( 65 - 66 ) sari - siyahli kardeslerime de tesekkurlerimi ifade ediyorum.

Sari - siyah sevgi ve saygilarimla.

232 Sevinc GURSOY