Bir Mart Gecesi Rüyası.( Bu, aynı zamanda 1- Mart gecesi rüyası oluyor.)
Sevgili Arkadaşlar,
1- Mart gecesi Panna'da, gerçekten coşku, mutluluk ve neş'e dolu bir gece geçirdik. Gecenin özetini, sevgili Ateş, Cevdet ve Süheyl, kendi pencerelerinden çok güzel anlatmışlar .Ama ben, detaylara takılan tipik bir Başak burcu olarak, kendi penceremden görünenleri de aktararak, arkadaşlarımın satır aralarını doldurmaya çalışacağım .Sırf bu yüzden, psikolog olan kızım beni, obsessif kompalsif olarak nitelendiriyor. Ya da öyle bir şey. ...Ama pek iyi bir yakıştırma olmadığını da seziyorum. Ben de, kendimce başarı detaylarda gizlidir, gibi savunmalar yapıyorum. Haydi hayırlısı.
Ahmet Fehim, FB. maçı için İspanya'da olduğundan, beni Panna'ya götürmesi için sevgili Kankam'ı aradım. Teknesi Bodrum'da demirliymiş. Bu nedenle,'' Kara nakil vasıtaları kullanacağım.'' dedi ve ekledi '' Sorun değil, zaten Levent- Kazasker- Acıbadem hattında minibüscülük yapıyorum. Yolumun üzerinde sayılırsın, geçerken alırım.''diye.'' Hem başka arkadaşlara da faydamız dokunabilir.'' Yoğun trafik nedeniyle Feyyaz - Serap biraz gecikince, yol üzerinde bekleyen Cevdet, bize haber verip, taksiyle gitmeyi yeğledi. Feyyaz'ın minibüsü, Batsın bu dünya, Tek rakibim THY., Şoförsün dediler, vermediler, gibi yazılarla donanmıştı ve Orhan ağbimizin şarkılarını dinleyerek, Panna'ya vasıl olduk. Tam kapının önünde park yeri bulmamız, geceye şanslı başladığımın bir işaretiydi. Ve iner inmez, Panna'dan gelen nefis börek- çörek kokuları başımı döndürdü.
Cevdet- Marethe çoktan gelmişti ve içeride dostlar tahmin edemediğim kadar kalabalıktı. Ben, en fazla 7-8 kişi oluruz diye düşünmüştüm. İlk önce, Süheyl'in güler yüzlü çehresini ve ışıl ışıl varlığını fark ettim. Hemen kucaklaştık. Sevgili eşi Nevin'in de aramızda olması, ayrı bir güzellikti. Ateş ise, masa başına ağır top olarak yerleşmişti. İnanması zor ama Esat ve Ferhan da oradaydı. Bizi evsahibiymiş gibi karşıladılar. Hemen arkamızdan, Müjdat ile Binnur geldiler. Gündüz Müjdat'ı aramıştım. İşlerini güçlerini bırakıp gelmişler, sağolsunlar. Arka arkaya 3 defa Binnur diyerek, O'na artık ismini unutmayacağımı ima edip, kendimce özür diledim. Güler yüzlü Eser, '' Ben zaten toparlaktım. Değişen, sizlerin de kilo alıp,toparlaklaşmış olmanızdır.'' şeklindeki iddiasını savunuyordu ki, tam o sırada birden kapı açıldı ve sevgili bayan Ente kapıda göründü. Sevgili Berna, yanında bizim bildik Ente Tuncer'imi de getirmişti. Büyük bir coşku ve tezahüratla karşılandılar. Cevdet, mutluluktan ağlıyordu. '' Bu kadar sevildiğimi ben de tahmin etmiyordum.'' dedi. O'nun bu mutluluğunu bozmak istemedim. Çünkü sevgili Tuncer'imin orada bulunmasının ana nedeni, bana olan aşkıydı. Ben de, O'na karşı boş değildim tabii... Çeşitli pozisyonlarda O'na sarıldım ve Süheyl, bu anları yakinen tesbit etti. Ben bu gecelik, kendime izin vermiş kameramı yanıma almamıştım.
Sevgili Süheyl, Ateş'i kastederek, '' Doktorum yanımda, ama dişcim hala gelmedi. Kendimi güvende hissetmiyorum.'' diyordu ki, sevgili Naci kapıda göründü. Tam 17 kişi olmuştuk. Esat ve sevgili Ferhan, börek- çörek, çay, puaça, pasta gibi ikramları taşımaktan, mutlaka çok yoruldular.Bir miktar yardım ettikse de, her zamanki gibi esas yük sevgili Ferhan'ın omuzlarındaydı ve O bu işi mükemmel başarıyordu. Ente'ciğimle, hasretle sarılıp, koklaştık, öpüştük, hoplaştık. Ne de olsa 30 yıl önceleri, küçük grubumuz içinde nice mutlu paylaşımlarımız vardı. Tabii ki, huylu huyundan vazgeçmez. Ente'ciğim, kimi zaman tatlı, kimi zaman sert bir şekilde bana saldırdı. Ben de, gayet terbiyeli, kibar, hoş görülü ve çevik bir şekilde, O'nun gerçekten beni sevdiği için yaptığı bu takılmaları, anlayışla karşıladım. Bir ara, Ateş, Feyyaz, Müjdat, ben ve Esat ciddi könular tartıştık .Ancak Süheyl'in getirdiği şarap ikram edildikten sonra konular, daha bir sulanmaya başladı. Uzun süre ayakta durmamı bahane eden Cevdet, '' Gel evladım, seni yumuşak bir yere oturtayım.'' diye telkinlerde bulundu. Başaramayınca da, şifalı öpücüğüyle yanaklarımdan öptü. Bu Hacı kısmından korkulur. Ancak bu hareketiyle, Ferhan'ın gözüne girdi ve aramızdaki en güzel öpen erkek ödülüne layık görüldü. Ben de, sevgili Tuncer'imi ismi ''T '' ile başlayanlar arasında ''en T '' olarak ilan ettim .
Şarap, yavaş yavaş etkisini gösteriyordu. Mart ayının başlaması ve artan testesteron hormonu nedeniyle, sevgili Süheyl, sık sık tesbit, tesbih, testere gibi TES ile başlayan kelimeler kullanmaya başladı. Sonra da tutturdu, '' Biz Irak'a testislerini yok etmek için saldırdık.'' demeye. '' Ağbi, testis değil, tesis diyoruz, derdimizi anlatamıyoruz. '' Baktık bizim testisler tehlikede. Acıkel'im bir tekmede, tesislerimizi hak ile yeksan edecek, ayrılma zamanının geldiğine karar verdik . Öpüştük, koklaştık, Esat'lara teşekkürlerimizi fışkırttık. Özellikle, uzun börek ve puaça şahaneydi. Ve dağıldık .
Cevdet'lerle birlikte bizi minibüse atan Kankam,'' Bu gece briç oynanmadan sona eremez.'' dedi. Çaresiz bize gidip, hiç istemediğim halde, saat 03.00'e kadar çok zevkli briç oynadık .Ve üstelik ortağım Serap'la birlikte, ilk defa bu kadar az puan gelen eller neticesinde, C-M- F üçlüsüne yenildik.Danimarka'daki düzenli yaşamı bir anda alt üst olan Marethe, perişan olmuştu. Fakat atın intikamı acı olacaktı. 3-Mart Pazartesi, Cevdet'ler bizi aldı ve O'nun şoförlüğünde Feyyaz'lara rövanş için gittik .Önce, Serap'ın hazırladığı nefis sofrada akşam yemeğimizi yedik ve gece 03.00'e kadar, yenilgimizin intikamını almak için briç oynadık. Ve maalesef havamızı alarak, yine yenildik. Ne yapalım, kader utansın. En önemlisi birliktelikti. O da en güzel şekliyle doya doya yaşandı. Hepinize sevgiler.
Minibüs miçosu Tayfun



 

Ilisikte Mico sevgili kankasi Ente ile karsilasiyor ve kendi usulunce sevgisini ifade ediyor.

 

 

 

 

Ev sahibesi dikkatli, misafirler ikramin tadini cikariyorlar...

 

Sohbet ve muhabbet gittikce koyulasiyor...

 

 

 

Baslangicta Mico'nun poposuna gore ortasi delikli bir koltuk bulunamiyor,
fakat sonrada tedarik edilerek Mico tek tek sempati yapiyor...

 

 

 

 

 

 

 

 

Gecen saatlerde icilen caylarin verdigi sarhoslukla herkes aciliyor,
Mico'yla Ente eski defterleri karistirmaya basliyorlar ve ev sahibesi cay ikramini
kesmek zorunda kaliyor...

 

 

 

 

Saat 24.00 isiklar sondurulup yakiliyor, herkes sen sakrak evinin yolunu,
gece kuslari bric masasinin yolunu tutuyor...